İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin 1. fıkrası, 35. maddesinin 2. fıkrası, 29. maddesinin 1. fıkrası, 62. maddesinin 1. fıkrası, 53. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/2520 Esas, 2021/2666 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suçun vasfına ve haksız tahrike ilişkindir.

1. Dosya içeriğine göre; sanık ve mağdurun aynı mahallede oturdukları ve birbirlerini tanıdıkları, olay günü sanık ve mağdurun alkollü bir şekilde farklı araçlarla yanlarında arkadaşları da olduğu halde gezerken birbirleri ile telefonda konuştukları, birbirleri ile anlaşıp parkta buluştukları, buluştuktan sonra telefonda birbirlerine hitap ettikleri kelimeler nedeniyle tartıştıkları, tartışma sırasında önce tanıkların kavga etmeye başladığı, arkadaşının darp edildiğini düşünen mağdurun da kavgaya dahil olduğu ve sanığa vurduğu, bunun üzerine sanığın üzerindeki bıçağı çıkararak şiddetli şekilde vurup mağduru sırtından bıçakladığı, mağdurun kaçmasını üzerine sanığın mağduru bir süre kovaladığı, ancak yakalayamadığı, mağdurun çevredekilerin yardımı ile hastaneye kaldırıldığı, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokacak ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, mağduru yaralamasına rağmen sanığın kovalamaya devam etmesi, mağdurda meydana gelen yaralanmanın hayati tehlike oluşturması hususları dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari hadden cezada indirim yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/2520 Esas, 2021/2666 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin 1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.