Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2018/497 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin 1. fıkrası, 35. maddesinin 2. fıkrası, 29. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesinin 3. fıkrası, 62. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/814 Esas, 2021/2860 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuğun 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi özetle; haksız tahrikin derecesine ve ceza miktarına ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; suçun tasarlayarak ve canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlendiğinden bahisle suçun vasfına, haksız tahrike ve eksik incelemeye, verilen cezanın yetersiz olduğuna ilişkindir.
1. Dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuk ve katılanın arkadaş oldukları ancak aralarında husumet bulunduğu, olay günü suça sürüklenen çocuğun katılanı konuşmak için parka çağırdığı, katılanın parka geldiği ve suça sürüklenen çocukla küfürleştikleri, katılan ayrılmak üzereyken suça sürüklenen çocuğun birisi göğüs, ikisi batın bölgesine olacak şekilde müstakilen öldürücü nitelikte üç bıçak darbesi vurarak katılanı yaraladığı, kaçmaya çalışan katılanın yere düştüğü, düşmenin etkisiyle sol omuzunda hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte çıkık meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun yere düşen katılanın bel bölgesine en az birisi öldürücü nitelikte üç bıçak darbesi daha vurduğu ve yüzüne doğru bıçak salladığı, katılanın yüzünü korumak için ellerini yüzüne siper etmesi nedeniyle sağ ön kolundan da yaralandığı anlaşılmıştır.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, önceye dayalı anlaşmazlığın varlığı, dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca ceza belirlenirken asgari hadden indirim yapılmasında
isabetsiz bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun eylemi daha önce planladığına ilişkin her türlü şüpheden uzak yeterli delil elde edilemediğinden tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, olayda canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmenin şartlarının bulunmadığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, mağdurda oluşan zararın ve tehlikenin ağırlığı birlikte göz önüne alınarak teşebbüsün derecesinin isabetli olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/814 Esas, 2021/2860 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin 1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.