Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davacı tarafından trafik sigortalı olup, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaptığı kazada yaralanan 3. kişiye 10.103,40 TL. ödeme yaptıklarını, davalı sürücünün kazada tam kusurlu ve kaza anına 2,67 promil alkollü olduğunu, aracın alkollü sevk edilmesi sırasında zarar oluştuğundan davalılara rücu hakları bulunduğunu belirterek, ödedikleri 10.103,40 TL'nin ödeme tarihi olan 20.01.2011'den işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davalı sürücü Ufkun ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından bu davalıya husumet düşmeyeceğini, davacının ödeme yaptığı 3. kişinin de kazada kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, bu nedenle davacının rücu hakkının doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının ödemesine dayanak teşkil eden kazada, karşı araç sürücüsünün de kusurlu olduğu, kazanın münhasıran davalı sürücünün alkollü olmasından meydana gelmediği, bu nedenle de davacının rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 12/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.