İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/500 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, (29/1), 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2020/626 Esas, 2021/3522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, sonuç ceza miktarının hatalı belirlenmesini aleyhe istinaf Esas No: 2022/12042
başvurusu bulunmadığından, gerekçeli kararda mağdurun sıfatının yanlış yazımını mahallinde düzeltilebilir hata olduğundan eleştirip, haksız tahrik uygulama maddesinin yazılmamış olmasını düzelterek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sanık tarafından gerçekleştirilmediğinden bahisle sübuta, aksinin kabulü halinde suç vasfına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği ile haksız tahrik indiriminin derecesine ilişkindir.
1.Olay tarihinde, mağdur ve arkadaş grubu ile aynı gün öğle saatlerinde aralarında tartışma geçen sanık ve arkadaşlarının karşılaştıkları, daha önceki olay nedeniyle aralarında tekrar tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine mağdurun kavgayı ayırmak istediği, ancak sanığın elindeki bıçağı görünce kaçmaya başladığı, sanığın da mağduru kovaladığı, mağdurun yere düşmesi üzerine sanığın üstüne oturduğu mağduru ele geçirilemeyen bıçakla sol göğüs kısmı, sol koltuk altı ve diğer vücut bölgelerinden hemopnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralayıp, etraftakilerin müdahalesiyle eylemine son verdiği anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre, sanığın mağduru yedi bıçak darbesiyle hemopnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda ceza tayini yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgeleri ve darbe sayısı, mağdurdaki yaralanmaların ağırlığı dikkate alındığında sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmanın uygulanma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak saptanamadığından uygulanan haksız tahrik hükümlerinde ve indirim oranında isabetsizlik görülmediği, anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2020/626 Esas, 2021/3522 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.