SUÇLAR: Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, katılanlarla arasında benzer suçlardan dolayı birden fazla dava bulunduğunu savunması, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında 15.10.2010 tarihli iddianame ile açılan dava sonucunda Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/1427-2011/1133 E-K. sayılı kararı ile katılan ...’e yönelik 18.06.2010 tarihi ve öncesinde telefonla aramak suretiyle tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemlerinden mahkumiyet kararı verilip temyiz aşamasında olduğunun, incelemeye konu dosyada ise, katılanlar ..., ..., ... ve ...’e yönelik 24.09.2010 tarihi ve öncesindeki tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleri nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, eksik ya da fazla cezaya hükmolunmasının önlenmesi için, sanık hakkında bu iki dosyadan farklı olarak katılanlara yönelik incelemeye konu suç tarihlerine yakın zamanlarda gerçekleştirdiği benzer eylemler nedeniyle başka davalar açılıp açılmadığının araştırılması, bulunması halinde bu dosyaların getirtilip incelenmesi, koşullarının varlığı halinde bu dosyalar ve Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/1427-2011/1133 E-K. sayılı dosyası ile incelemeye konu dosya arasında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması ihtimali bulunduğundan birleştirilmesi, olanağının değerlendirilmesi suç tarihleri ve iddianame yazım tarihlerine göre hukuki veya fiili kesinti olup olmadığının, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hürriyeti bağlayıcı cezalar adli para cezasına çevrilirken uygulanan kanun maddesinin TCK’nın 50/1-a yerine TCK’nın 52/1-a olarak yanlış gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Kabule göre de,
01/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektimiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.