Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- Sanık ... ve oğlu ...'in, sanık olarak yargılandıkları davanın duruşmasını bekledikleri sırada adliye koridorunda, sadece sanık ... tarafından tehdit içeren sözlerin söylendiğinin kabul edilmesi karşısında, ani olarak gerçekleşen olayda sanıkların birlikte tehdit etme irade birliği içinde bulunduğu kanıtlara dayalı olarak açıklanıp tartışılmadan ve sanık ...’in “orada polisler vardı” şeklindeki savunması karşısında, polislerin kimler olduklarının tespiti ile tanık olarak dinlenmelerinden sonra hüküm tesisi yerine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle, TCK'nın 106/2-c maddesi uyarınca hüküm kurulması,

2- Sanığın, duruşma sırasında karşı tarafın kalabalık olarak geldiği ve tehditvari şekilde el kol hareketleri yaptıkları, katılan ...'nın “burada bekle ayağına sıkacağım” şeklinde kendisini tehdit ettiğine dair savunması karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, TCK'nın 29.maddesindeki tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

3- TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının belirtilmemesi,

4- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.