Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatları tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin 20.04.2010-19.06.2012 tarihleri arasında davalı işverenliğe çalıştığını, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin 10. Maddesinde "Sözleşmeyi 3 yıllık süre dolmadan önce haklı nedenle fesih halleri haricinde fesheden taraf diğer tarafa işçinin 24 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmünün yer aldığını, bu hüküm uyarınca müvekkilinin iş akdinin henüz 3 yıllık hizmet süresi dolmadan herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin davalı işverence feshedilmesi sebebiyle müvekkilinin 24 aylık ücret tutarında tazminata hak kazanç ettiğini,, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... 12. İcra Müdürlüğünün 2012/15644 E. sayılı dosyası üzerinden Başlatılan ve sonrasında yetki itirazı üzerine Üsküdar 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11411 E. sayılı İcra dosyası üzerinde görülen icra takibine davalı işverence haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hüküm olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde 21.04.2010-19.06.2012 tarihleri arasında Bilişim Sistemleri ve Yönetim Danışmanı olarak görev yaptığını, müvekkili şirket ile imzaladığı sözleşmenin 10. Maddesine istinaden 24 aylık ücreti tutarında tazminat talebi iddiasının kötüniyetli olduğunu, davacının istifa beyanını sözlü olarak işverene ilettiğini ve çıkışının işveren tarafından yapılmış gibi gösterilmesini, zira istifa halinde işsizlik ödeneği alamayacağını belirttiğini, müvekkili şirketin İyi niyetle ve davacının menfaatlerini düşünerek fesih bildirgesini bu şekilde düzenlediğini, davacıya tebliğ edilmiş bir fesih bildirimi mevcut olmamasının bu durumu doğruladığını, dolayısıyla davacının sözleşmenin 10. maddesindeki ödemeye hak kazanamadığını, bir an için aksinin kabulü halinde davacının İşten ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava itirazın iptali davası olup mahkemece tahsil hükmü kurulması hatalıdır.
3- Davacının talebi feshe bağlı cezai şart olup mahkemece bakiye süre ücreti gibi algılanıp başka yerdeki ... bedellerinin mahsubu hatalıdır.
4- Mahkemece takdiri indirim nedeniyle reddedilen miktarlar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi hatalıdır.
5-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.