SUÇLAR: Yağma, Taksirle yaralama

Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;

I- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede,

Sanığa yükletilen dava konusu yağma eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,

İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,

Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,

Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,

Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık ... ve savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ve sanığın savunmanı Av. ...’nun duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün ONANMASINA,

II- Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;

Sanığın olay günü katılanların evine girip aldığı eşyalar üzerinde olduğu halde fark edilmesi üzerine, yakınan ...’ı göğsüyle itip yere düşürdükten sonra kaçarken yakınanın eşinin ayağına basarak kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149/2. maddesi de gözetilerek, yağma suçunun yanı sıra, ayrıca taksirle yaralama suçunun oluşmayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş sanık ... ve savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 05.12.2012 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Oya Örsdemir’in katıldığı oturumda, sanık ve savunmanın yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.