Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Sanık ...'nın aşamalardaki savunmasında tesadüfen ele geçirdiğini bildirdiği kimlik fotokopisindeki bilgilerden istifade ederek sahte nüfus cüzdan değiştirme belgesi ve sahte nüfus cüzdanı düzenlettirerek, mudi ...'ın mevduat hesabından 3 farklı banka şubesinden para çekmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'nın mudi kimlik bilgilerini zimmet suçunun işlenmesi için verdiğine ilişkin savunmanın aksine delil elde edilemediği ve sanık ...'nın eylemlerinin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin zimmet suçu olarak değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;

1. Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında üç ayrı banka şubesinden ayrı ayrı işlem yaptırmak suretiyle para çekmiş olması karşısında TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,

2. Sanık hakkında hüküm tesis edilirken, 5411 sayılı Yasanın 160/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenmesinin ardından sırasıyla 5411 sayılı Yasanın 160/6. maddesi, 5411 sayılı Yasanın 160/5. maddesi ve TCK’nun 62. maddesinin tatbik edilmesinden sonra sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı uygulama yapılması,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.