İNCELEME KONUSU

Mahkûmiyet

Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/1220 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmette tekasülle askeri aracın mühimce hasarına sebep olmak suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 137 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 29.06.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.12.2020 tarihli ve 94660652-105-06-17168-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2021 tarihli ve KYB-2021/2661 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2021 tarihli ve KYB-2021/2661 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/1220 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; hükmün üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere "Sanığa hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki amir hükme göre, aynı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince adlî para cezasına çevrilerek, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den sanığın neticeten 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına" paragrafının eklenerek, bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte talep içinde mündemiç bulunan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin kısmının ve beşinci paragrafının hükümden çıkartılmasına, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.