Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.
1. Sanık hakkında 26.08.2014 ve 11.10.2014 tarihli eylemlerine ilişkin, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 24.11.2014 tarihli ve 2014/12395 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın 06.01.2015 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 07.04.2015 tarihli ve 2015/1955 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık hakkında 06.01.2015 tarihli eylemine ilişkin, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 15.01.2015 tarihli ve 2015/116 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu 06.01.2015 tarihli eylemin, 26.08.2014 ve 11.10.2014 tarihli eylemlerine ilişkin verilen 2014/12395 soruşturma numaralı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ihlali niteliğinde olduğunun anlaşılması üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak soruşturma dosyasının 26.08.2014 ve 11.10.2014 tarihli eylemlerine ilişkin soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında 26.08.2014 ve 11.10.2014 tarihli eylemlerine ilişkin, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 07.04.2015 tarihli ve 2015/1955 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
4. Sanık hakkında 16.02.2015 tarihli eylemine ilişkin, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 08.04.2015 tarihli ve 2015/1975 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2015/603 Esas, 2015/479 Karar sayılı kararı ile Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/590 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili
irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/590 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir
C. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
1. Suç tarihi 26.08.2014 tarihi olduğu halde, 16.02.2015 tarihli eylem gözetilerek bu tarihin suç tarihi olarak kabul edilmesi,
2. Kamu davasının ertelenmesi kararının, suç tarihi olan 26.08.2014 tarihli eylem nedeniyle verilmesi yerine, müştekinin ifadesinde belirttiği ve raporla desteklenmeyen soyut beyanda geçen tarihteki (14.08.2014) eylem nedeniyle verilmesi,
3. 11.10.2014 tarihli eylemle ilgili raporun dosya içine alınmaması,
4. 24.11.2014 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararı geçerli kabul edildiğinde, sanığın 06.01.2015,16.02.2015 tarihli eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması; ilk eylemle ilgili de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma olanağının araştırılmaması,
Nedenleriyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği özetle; usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu ve kullandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
11.10.2014 tarihli eyleme ilişkin tahlil sonucunun dosya içerisinde olduğu, UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
B. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “26.08.2014,11.10.2014,16.02.2015” yerine hatalı olarak ''16.02.2015'' yazılması,
Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/590 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün;
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi,
B. Gerekçeli karar başlığına suç tarihi olarak “26.08.2014,11.10.2014,16.02.2015” tarihinin yazılması,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.