TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmî ret, kısmî onama

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın dosyada bilinen ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine aynı Kanun'un 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi usulsüz olup öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanığın hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin kararın gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteğinde hukuki yarar bulunmadığı, eski eşi hakkında suç duyurusu kararına yönelik temyiz istemi bakımından ise, bu kararın temyiz edilebilir bir hüküm niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin temyiz istemi bakımından ise; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanığın 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Temyizin kapsamına göre;
Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanığın yargılama konusu 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.10.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Sanığın Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.