Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/348 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, hükmün bozulmasına ilişkindir..

1. Suç tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu aracın tek taraflı maddi hasarlı tarfik kazası yapması üzerine görevlilerce sanıktan ... adına düzenlenmiş üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan sürücü belgesinin ele geçirildiği bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmasında, ehliyeti olmadığı için eski patronu olan şikâyetçinin ehliyeti üzerine kendi fotoğrafı yapıştırılmış halde kullandığını beyan ederek suçu ikrar etmiştir.

3. Şikâyetçi beyanında, sanığı tanımadığını, cüzdanının çaldırdığını, şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir.

4. Mahkemece, suça konu sürücü belgesinin incelenmesinde; sürücü belgesinin ön yüzünde ...,... belge no 24608-2 26.02.1997, veriliş tarihi 18.12.2003, (C) yazısının bulunduğu, bu yazıların hemen sol kısmında bir fotoğrafın bulunduğu, fotoğrafın üzerinde soğuk damga izinin bulunmadığı gözlemlenmiştir.

5. Suça konu belge aslının dosya arasında bulunmadığı, suça konu belgenin sahte olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.

1.Adli Emanetin 2016/11 sırasına kayıtlı suça konu sürücü belge aslının dosya arasına alınmaması, suça konu belgenin sahte olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, 24.02.2016 tarihli celsede belgenin incelenmesi sırasında fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin bulunmadığının belirlenmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi sahtecilik konusu olan sürücü belgesi üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, belgenin sahte olup olmadığı konusunda görüş alınıp, aldatma niteliği bulunup bulunmadığı incelendikten sonra sanığın hukuki durumununu değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise,

2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “2 yıl 1 ay hapis” cezası yerine, hesap hatası sonucu “ 1 yıl 13 ay” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,

3. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesine rağmen temyiz incelemesinde denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulmaması,
Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.