HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2019/538 Esas, 2019/360 Karar sayılı kararına ilişkin Dairemizin 2023/601 Esas sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/157 Esas, 2018/531 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanıklar ..., ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile sanıklar ... ve ...'ın aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2.Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3.Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.03.2019 tarihli ve 2019/538 Esas, 2019/360 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'un istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2.Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.
C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.10.2020 tarihli ve 2020/5634 Esas, 2020/5336 Karar sayılı kararı ile;
"...C- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık hakkında, incelemeye konu, 18/3/2015,24/03/2015 ve 25/03/2015 tarihlerinde gizli soruştumacılara uyuşturucu madde satma eylemleri nedeniyle 25/11/2015 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, UYAP’tan yapılan incelemeye göre ise 02/04/2015 tarihinde sanığın üzerinde 14 paket halinde eroin yakalanması nedeniyle de 22/05/2015 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/01/2016 tarih, 2015/151 esas, 2016/22 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 29/03/2015 tarih, 2016/2195 esas ve 2017/2058 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği, iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, temyiz incelemesi neticesinde düzeltilerek onanan 2015/151 esas, 2016/22 karar sayılı dosyasının aslının ya da onanylı örneğinin getirtilip incelendikten ve denetime imkan verecek şekilde dosyaya konulduktan sonra tüm deliller değerlendirilerek sanığın eylemlerinin tek suç veya ayrı ayrı suçlar ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
D- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2016 tarihli, 2015/462 esas, 2016/364 kararı ile, TCK’nın 188/3,62. maddeleri uyarınca hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin yanı sıra Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın, TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği belirtilerek yasa yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21/04/2017 tarihli, 2017/20 esas, 2017/745 sayılı kararı ile hükmün bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama neticesinde bu kez sanık hakkında Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2018 tarih, 2017/157 esas ve 2018/531 sayılı kararı ile TCK’nın 188/3-5,62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının verildiği anlaşılmakla; Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2016 tarihli, 2015/462 esas, 2016/364 sayılı kararına ilişkin Cumhuriyet savcısının yukarıda belirtildiği şekilde yaptığı yasa yolu müracaatının sanığın aleyhine olduğunun kabul edilemeyeceği gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde CMK’nın 283. maddesine aykırı olarak daha ağır cezaya hükmedilmesi,
2- Tekerrüre esas alınan Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/306 esas, 2012/53 sayılı kararına konu suçun “taksirle öldürme” suçu olması nedeniyle TCK’nın 58/4. maddesi uyarınca bu suçun, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükümde tekerüre esas alınamaycağının gözetilmemesi ve sanık hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin kısımda temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ... ’e ait ilam bilgilerine yer verilerek hükmün karıştırılması,
...
E- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2016 tarihli, 2015/462 esas, 2016/364 kararı ile TCK’nın 188/3-4,62. maddeleri uyarınca hükmolunan 12 yıl 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin yanı sıra Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın, TCK’nın 188/3-4. madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması gerektiği belirtilerek yasa yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21/04/2017 tarihli, 2017/20 esas, 2017/745 sayılı kararı ile hükmün bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama neticesinde bu kez sanık hakkında Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2018 tarih, 2017/157 esas ve 2018/531 sayılı kararı ile TCK’nın 188/3-4-5 ve 62. madde ve fıkraları uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 160 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının verildiği anlaşılmakla; Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2016 tarihli, 2015/462 esas, 2016/364 sayılı kararına ilişkin Cumhuriyet savcısının yukarıda belirtildiği şekilde yaptığı yasa yolu müracaatının sanığın aleyhine olduğunun kabul edilemeyeceği gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde CMK’nın 283. maddesine aykırı olarak daha ağır cezaya hükmedilmesi,
...
F- Sanık ... hakkında kurulan hükmü incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için TCK'nın 188/3. maddesinde öngörülen seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından asli fail olarak birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği, sanık ... hakkında, sanık ... ve temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ...’nın 24/05/2015 tarihli eylemlerine katıldığına ilişkin kesin delil bulunmadığı gerekçesiye beraat kararı verilerek sanığın 05/11/2015 tarihinde oğlu olan sanık ... ile birlikte tanık ...’a
uyuşturucu madde sattığının kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık ...’un 05/11/2015 tarihli eylemini sanık ...’ile birlikte gerçekleştirdiği, "üç veya daha fazla kişi ile birlikte gerçekleştirilmesi" koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
...
G- Sanık ... hakkında kurulan hükmü incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için TCK'nın 188/3. maddesinde öngörülen seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından asli fail olarak birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği, sanık ... hakkında, sanık ... ve temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ...’nın 24/05/2015 tarihli eylemlerine katıldığına ilişkin kesin delil bulunmadığı gerekçesiye beraat kararı verilerek 17/10/2015 tarihinde tanık Muhammet’e; 07/11/2015 tarihinde tanık İbrahim’e ve yine aynı tarihte 26/09/1998 doğumlu olup on sekiz yaşından küçük olan tanık Kamil’e; 05/12/2015 tarihinde ise tanık ...’ye uyuşturucu madde sattığının kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın belirtilen tarihlerdeki eylemlerini tek başına gerçekleştirdiği, "üç veya daha fazla kişi ile birlikte gerçekleştirilmesi" koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 188/5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-05/12/2015 tarihinde sanığın, tanık ...’ye eroin sattığının anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK’nın 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın 07/11/2015 tarihinde uyuşturucu madde sattığı tanık Kamil’in (26/09/1998 doğumlu) çocuk olması nedeniyle sanık hakkında belirlenecek hapis cezasının TCK’nın 188/3- son cümlesi gereğince 15 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
4-Sanık hakkında TCK’nın 188/3-5 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 8 gün karşılığı adli para cezasından TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 indirim yapılırken 5 gün yerine 4 gün karşılğı adli para cezasının belirlenmesi,"
Nedenleriyle bozulmasına, sanık ...'ın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamından önce verilen 06.10.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararla netice olarak 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmış olması ve aleyhe kanun yolu müracaatı olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereğince kazanılmış hakkı korunarak, hükmedilen cezanın 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine,
2.Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanığın, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamından önce verilen 06.10.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararla netice olarak 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmış olması ve aleyhe kanun yolu müracaatı olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereğince kazanılmış hakkı korunarak, hükmedilen cezanın 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine,
3.Sanık ...'un, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
4.Sanık ...'nin, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 10 ay 20 gün hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın zincirleme suç hükümleri kapsamında işlediği Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/22 Karar sayılı ilamına konu uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin kesinleşmiş ceza mahsup edilerek, sanık hakkında hükmedilen cezanın 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereğince bozma öncesinde aleyhe temyiz olmadığından, kazanılmış hakkı korunarak 100,00 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine,
5.Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci ve son cümleleri, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereğince bozma öncesi aleyhe temyiz olmadığından kazanılmış hakkı korunarak 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,
2. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eksik incelemeye dayalı olarak mahkûmiyet kararı verildiğine,
C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,
3. Gerekçenin yetersiz olduğuna,
4. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,
2. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
4. 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine,
5. Ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarında kaldığına,
İlişkindir.
Sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, olay tutanakları, fiziki takip tutanakları, gizli soruşturmacı raporları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Sanık ... yönünden;
Sanığın, 18.03.2015 tarihinde sanık ... ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile birlikte gizli soruşturmacılara esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine,
Sanık ... yönünden;
Sanığın, 27.05.2015 tarihinde haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen sanıklar Murat ve Adil ile birlikte gizli soruşturmacılara eroin sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine,
Sanık ... yönünden;
Sanığın 05.11.2015 tarihinde, oğlu olan ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile birlikte, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan Mulla Mehmet'e esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine,
Sanık ... yönünden;
Sanığın, 18.03.2015 tarihinde, sanık ... ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile birlikte; 24.03.2015 tarihinde, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile birlikte; 25.03.2015 tarihinde, haklarındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen sanıklar ... ve ... ile birlikte gizli soruşturmacılara esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı; sanık hakkında ayrıca yürütülen yargılama neticesinde, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerinde 14 paket halinde eroin ile yakalanması nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle 8 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, incelemeye konu suç ile kesinleşmiş mahkûmiyete konu suç arasında hukuki kesinti bulunmadığı ve eylemlerin zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından uygulanan etkin pişmanlık hükümleri de dikkate alınarak mahkûmiyetine, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesince hükmolunan kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesine,
Sanık ... yönünden;
Sanığın 17.10.2015 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'a; 07.11.2015 tarihinde İbrahim'e ve on sekiz yaşından küçük Kamil'e esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi sattığı, 05.12.2015 tarihinde ise ..., ... ve ...'e eroin sattığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine,
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Hüküm fıkrasının sanık ... ile ilgili birinci paragrafında sanığın adının yazılmadığı anlaşılmış ise de, kısa karar ve gerekçe içeriği nazara alındığında, hükmün sanığa ilişkin olduğu anlaşıldığından, bu eksiklik mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, savunma hakkını kısıtlayıcı bir işlemin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın 21.05.2015 tarihli eylemi yönünden bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış ise de, sanığın her iki eylemi de gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde satışına ilişkin olup, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmaması nedeniyle bu husus sonuca etkili görülmediğinden ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmesine karar verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığın dört farklı tarihte işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarının bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi nedeniyle zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, zincirleme suçlarda, zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddelerinin hükümleri olaylara uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, sonuç cezalardan en ağır olanına 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin uygulanma şartları varsa, ancak her olaya ilişkin olarak belirlenen sonuç cezalardan en ağır olanı 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesi uygulanan olay ise etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği, sanığın etkin pişmanlık gösterdiği olayın, diğer olaylarından daha az cezayı gerektirdiği durumlarda ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A, B, C, D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı
Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (E) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/287 Esas, 2021/244 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.