Mahkûmiyet
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; dosyasının tekrar tetkik edilmesi gerektiğine, dava konusu olayla kendisinin bir ilgisi olmadığına ve mahkûmiyet kararının bozularak hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
Sanık P. Er ...'ın askerlik hizmetini yaptığı esnada aynı birlikte görev yapmakta olan P. Er ...'ın koğuş içinde bulunan dolabına bırakılmış olan elbisesinin cebinden Yapı ve Kredi Bankası'na ait hesap kartını rızası olmadan aldığı, aynı gün şifresini bildiği hesap kartı ile kışla içindeki ATM cihazından 440,00 TL çektiği, daha sonra hesap kartını getirip yerine koyduğu, mağdurun ertesi gün kantinde alışveriş yapmak istediğinde sahibi olduğu hesap kartının bakiyesinin yetersiz olduğunu farkettiği, olaydan şüphelenerek hesaplarını kontrol ettiğinde, hesabından kendisinden habersiz olarak
para çekildiğini anlaması üzerine birlik komutanına şikâyette bulunduğu, sanığın ertesi gün mağdurun yanına giderek hesap kartını kendisinin aldığını ve hesabından para çektiğini söylediği ve bir müddet sonra zararı karşılayıp, mağdura ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında arkadaşının bir şeyini çalmak ve banka kartının kötüye kullanılması suçlarından 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 132 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunmalarında; atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın kastının suça konu kartı mal edinmek olmayıp, parayı çektikten sonra yerine koymak olduğu, bu nedenle atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık ...'ın, 08.11.2015 tarihinde mağdur ...'ın hesap kartını (hesap kartlarının bir maliyetinin bulunması ve bu bedelin kullanıcılar tarafından "kart bedeli" adı altında bankaya ödemesi birlikte değerlendirildiğinde, hesap kartlarının ekonomik bir değeri bulunduğu ve arkadaşının bir şeyini çalmak suçuna konu olabileceği anlaşılmakla), mağdurun rızası olmaksızın kendisine yarar sağlama amacıyla alarak kendi tasarruf alanına sokması, mağdurun tasarruf alanından çıkarması ve mağdurun tasarruf imkanını yok etmesi ile arkadaşının bir şeyini çalmak suçunun tamamlanmış olduğu, bu aşama itibarıyla hesap kartının sanık tarafından kullanılmış olup olmamasının arkadaşının bir şeyini çalmak suçunun oluşumuna bir etkisi bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin beraate yönelik hükmünün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
1632 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinde yer alan "Bir üstünün, arkadaşının veya astının bir şeyini çalan asker kişiler, altı aydan beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar." şeklindeki düzenleme ve sanığın mağdur ile aynı Birlikte ve eşit rütbede görev yaptıkları göz önüne alındığında; Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.