KATILAN SANIKLAR: ..., ...
SUÇLAR: Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
I) Katılan sanık ... ile sanık ... hakkında, katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik ...'in temyiz isteminin incelenmesinde;
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/425 D. İş sayılı kararının katılan sanık ... ile sanık ... müdafiinin itirazına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan sanık ...'in dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II) Katılan sanık ... ile sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan sanık ile sanıkların, olay günü katılan sanık ...'ye hakaret ettiklerinin iddia edildiği somut olayda; katılan sanık ile sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu, bu suç için Kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, süreyi kesen son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 10.09.2015 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III) Katılan sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, katılan sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafii ile katılan sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.