İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/98 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,62/1,53 ve 58/7. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/644 Esas, 2021/827 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin hatalı şekilde uygulanarak eksik ceza tayini ile kişiselleştirme yapılmadan kanunda yazılı gerekçelerle takdiri indirim uygulanmasını eleştirerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1.Katılan ile sanık arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü, katılan ve ağabeyi Arif 'in bir düğünden çıkıp araçlarına binecekleri sırada katılanın cep telefonunun çaldığı, sanığın bu sırada araca doğru yaklaşıp, üzerinde taşıdığı tabanca ile kendisine sırtı dönük vaziyette telefonla konuşan katılana doğrulttuğu, tanık Arif'in "silah" diye bağırması üzerine arkasını dönen katılanı batın ve bacak bölgesinden kolon ve ince bağırsak yaralanmasına ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı, anlaşılmıştır.
2.Sanığın bu suçtan hürriyetinin kısıtlandığı sürenin mahallince belirlenip infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş ve gerekçeli karar başlığında tutuklama tarihinin 23.09.2019 yerine 23.09.2020 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/644 Esas, 2021/827 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.