Mahkûmiyet, müsadere
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz istemi, hakkında verilen hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki 27 TY 427 plaka sayılı aracın güvenlik güçleri tarafından durdurularak Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1417 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada, 2 adet 1.000 litrelik bidonlarda toplam 2.000 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçen gümrük kaçağı akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında, kamyonculuk yaptığı için mazotu aldığını beyan etmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta ticarî miktar ve mahiyette akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.