Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın ortağı ve tek yetkili temsilcisi olduğu ...Tekstil ünvanlı firma tarafından katılan şirkete ticari ilişki kapsamında verilen, yine sanığın ortağı ve tek yetkili temsilcisi olduğu ... Tekstil ünvanlı firma adına basılmış, ... Bankası ... şubesine ait 31/08/2006 tarih ve 50.000 USD bedelli çek ile 30/09/2006 tarih ve 100.000 USD bedelli çeklerin bankaya ibrazı sırasında ödemeden men talimatı bulunduğu gerekçesi ile ödeme yapılmadığı, sanığın bu şekilde atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;

1- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, 30/09/2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/03/1998 tarih ve 6/8-69 E, K sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı dikkate alınarak, suça konu çeklerin cari hesaptan kaynaklanan borcun ödenmesi amacıyla verildiği anlaşılmakla; sanık hakkında verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.