Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 09.03.2011 tarihinden itibaren davalı şirkette tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, davacının narenciye sezonunda 15 Eylül-15 Mayıs arası, haftanın 7 günü 08: 00-18: 00 arası, çalıştığını, 18: 00’ den sonra da asgari 6 saat daha çalışarak şehir dışına çalıştığını, bu sezon dışında ise haftanın 6 günü 08: 00-18: 00 saatleri arasında ayda da 15 gün 18: 00’ den sonra asgari 6 saat olacak şekilde şehir dışına taşımacılık yaptığını, dini bayramların son günü ve diğer genel tatil günlerinde çalıştığını, davacının noter kanalıyla fazla çalışma ücretlerinin talep ettiğini, iş akdinin davalı işverence 28.04.2014 tarihinde bildirimsiz olarak kıdem tazminatı ödenerek feshedildiğini diğer alacak ve tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdini yapılan iş şartlarındaki değişikliği kabul etmeyerek tek taraflı olarak feshettiğinden ihbar tazminatına hakkı olmadığını, iş akdini haklı neden ile olsa dahi kendi fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, dosyaya sunulan imzalı ve ihtirazi kayıtsız bordrolarda fazla mesai tahakkukları bulunduğunu bunun aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, dava edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacının ihbar tazminatı talebi, ödeme gerekçesi ile reddedilmiş ise de dosyada mevcut ihbar tazminatının hesabının yapıldığı belgede davacı işçinin imzası bulunmadığı gibi, tahakkuku yapılan ihbar tazminatını aldığına dair açıklaması da yoktur. Davacı söz konusu ihbar tazminatını almadığını söylemektedir. Davalı işveren de söz konusu ödemeyi yaptığını banka dekontu veya başkaca yazılı bir belge ile ispat etmiş değildir. Açıklanan delil durumuna göre ödendiği ispatlanamayan ihbar tazminatı talebinin kabulü yerine reddi hatalıdır.

3-Davacı dava dilekçesinde dini bayramların son günü çalıştığını açıkladığı halde sadece ilk gün çalışmadığı kalan diğer dini bayram günlerinde çalıştığı şeklindeki kabul ile ulusal bayram genel tatil alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması hatalıdır.

4-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Buna göre aylık 22,5 saat haftalık 5,2 saat fazla çalışma ücretinin temel ücret içinde ödendiği sonucuna varılmaktadır. Sözleşmedeki kuralın geçerli olabilmesi için kararlaştırılan ücretin, asgari ücrete ilave olarak aylık 22,5 saat fazla çalışmanın zamlı kısmını aşacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde fazla mesainin maktu ücretin içerisinde kararlaştırıldığına dair hüküm bilirkişi ve mahkeme tarafından ücret seviyesinin asgari ücret düzeyinde olduğu gerekçesi ile geçersiz kabul edilmiş ise de fesih tarihindeki son ücretin 1.749,00 TL aynı tarihteki asgari ücretin ise 1.071,00 TL olması karşısında söz konusu değerlendirme yerinde değildir.
Bu nedenle iş sözleşmesinin ilgili hükmüne değer verilerek aylık 22,5 saat, haftalık 5,2 saat fazla mesainin maktu ücret içerisinde ödendiğinin kabulü gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Ayrıca fazla mesai tahakkuku bulunmakla birlikte işçi imzası taşımayan bordrolardaki tahakkuk miktarının takdiri indirim sonrası belirlenecek fazla mesai tutarından miktar olarak mahsubu gerektiğinin düşünülmemesi de hatalıdır.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.