Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 21.02.2022 tarihli ve 2020/3950 Esas, 2022/212 Karar sayılı ek kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 38.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ek kararı ile hükmün davacı açısından kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tazminat isteme koşullarının oluştuğuna, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı karar verdiğinden bahisle ek kararın bozulması talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/511 Esas, 2019/563 sayılı dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve temini suçundan 10.03.2017 - 05.11.2019 tarihleri arasında toplam 970 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suç vasfı değişerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay cezaya hükmedilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 01.01.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının CMK 141/1-f maddesi kapsamında hükmedilen cezadan fazla tutuklu kaldığından bahisle tazminat talebine yönelik 5 yıllık denetim süresi dolmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsilik görülmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin kararı temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ek kararı ile kararın miktar itibariyle davacı bakımından kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.