TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih 2017/463 Esas, 2018/20 Karar ve 23.01.2018 tarih 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilebilmesi mümkün olmakla birlikte; hüküm kısmının 5.b bendinde; ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa ihtarına karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre; sanık ...’ın dönemin....Devlet Hastanesi ortopedi uzmanı olduğu, ...’na 27.10.2010 tarihinde diz protezi ameliyatı yaptığı, takip eden süreçte ...’nda çeşitli komplikasyonların ortaya çıktığı ve hastanın durumunun daha da kötüleştiği, bunun üzerine ...’nun ... Üniversitesi ... Tıp Fakültes... Hastanesine başvurmak ve tedavisini burada yaptırmak zorunda kaldığı, sanığın eylemi sonucunda ...’nda meydana gelen yaralanmanın niteliği; 03.01.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sağ dizde protez uygulamasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu tespit edilmekle; sanığın meydana gelen mağduriyette kusurluluğun tespiti için; katılana ait....Devlet Hastanesinin 21.07.2010 tarihli MR tetkiki ile 27.09.2010 tarihinden önce yapıldığı bildirilen direk grafilerin asılları veya CD’lerin teminen gönderilmesi ve yine katılana ait ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesinde yapılan sağ diz ameliyatı ile ... Şifa Hastanesinde tekrar yapılan ameliyatına dair epikriz evrakının ve grafilerin asılları veya CD’lerini içeren tıbbi belgelerin teminen gönderilmesi için geri çevrildiği, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde Adli Tıp Kurumuna gönderilen sağ diz MR raporunun mağdurdan daha genç 20 yaşlarında az kilolu bir bayana ait olduğunun ileri sürülmesi karşısında 21.07.2010 tarihli sağ diz MR incelemesinin hastaneden araştırılarak bulunduğunda Adli Tıp Kuruma gönderilerek, keza Kurulca incelenen sağ diz MR raporunun mağdura ait olup olmadığı araştırılarak mağdur hakkında yeniden Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi