Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, suçta kullanılan nakil aracının iadesine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.

1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 10.06.2014 günü kolluk görevlilerince ifa edilen uygulama faaliyetleri esnasında durdurulan sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada aracın standart olmayan yakıt deposundan 600 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açıldığı belirlenmiştir.

2.Sanık ...'in 25.03.2015 tarihli savunmasında ... isimli kişinin kendisinden aracı getirmesini istediğini ve araçta kaçak akaryakıt olduğunu bilmediğini beyan ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine tebliğ olunan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarın sanık tarafından karşılanmadığı belirlenmiştir.

3.Suçta kullanılan ... plakalı nakil aracına ilişkin ruhsat sureti, bilirkişi raporu ve malen sorumlu ...'un beyanı dava dosyasında mevcuttur.

4.Sanık tarafından suça konu eşyanın vergiler toplamı olan 1.365,00 TL tutarın ödendiğine ilişkin 05.07.2021 tarihli dekont dava dosyasında mevcuttur.

A. Nakil Aracı Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği cihetle malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı akaryakıt ile birlikte yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.Adlî sicil kaydında sabıkası bulunmayan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve suça konu eşyanın vergiler toplamı olan 1.365,00 TL tutarı hüküm tarihinden önce ödeyerek dekontu dosyaya sunduğu anlaşılan sanık hakkında "kurum zararını gidermemesi" şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2.Sanık hakkında "1 yıl hapis ve 2 gün karşılığı adlî para cezası'' şeklinde belirlenen temel cezada takdirî indirim uygulandığı sırada sanığın 10 ay hapis ve 1 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına

karar verilmesi gerekirken hesap hatası sonucu 1 yıl hapis ve 1 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,

3.Sanık hakkında hesap hatası sonucunda netice olarak kısa süreli 1 yıl hapis cezasına mahkûmiyet kararı verildiği halde, uzun süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Nakil Aracı Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanık ...'in mahkûmiyetine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.