İstinaf başvurusunun esastan reddine

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2020 tarihli ve 2019/38674 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/149 Esas, 2021/34 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 168 inci fıkrasının ikinci ve üçüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/1306 Esas, 2021/1392 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihi olan 26.11.2019 günü saat 20.00 sıralarında birbirlerini önceden tanıyan sanık ve katılanın karşılaştıkları, bir süre sohbet ettikten sonra katılanın, sanığı motosikletine alarak Süleymaniye Mahallesine bıraktığı, buraya vardıklarında sanığın kendi telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek katılandan telefonunu istediği ve alarak birkaç görüşme yaptığı, akabinde katılanın cep telefonunu geri istemesi üzerine katılana bıçak çekerek telefonu vermeyeceğini beyan ettiği ve katılanın olay yerinden uzaklaştığı, katılanın şikâyette bulunacağını söyleyerek sanıktan cep telefonunu istediğine dair mesaj attığı, bu mesaj üzerine sanığın da "tamam pazartesi günü sana sıfır telefon alacağım" şeklinde cevap attığı, mesaj kayıtlarının dosya evrakı içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Katılanın beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Sanık suçlamayı kısmen kabul etti. Telefonu katılandan rızası ile aldıktan sonra haber vermeden uzaklaştığını ancak kesinlikle bıçak göstermediğini beyan etmiştir.

4. Tanık M.G.'nin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

5. Katılanın cep telefonuna ait İletişim Tespiti (HTS) kayıtları dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken, eylemine uyan TCK'nun sırasıyla 149/1-a-h ve 168/2 maddelerinin uygulanması ile belirlenen 7 yıl 4 ay hapis cezasından aynı yasanın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 6 yıl 1 ay 10 gün yerine hesap hatası sonucu 5 yıl 13 ay 10 gün şeklinde eksik tayini, karşı istinaf talebi olmadığından hükmün düzeltilmesi veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır." eleştirisi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1. Sanık Müdafiinin Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148,149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun ... şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.

Cebir veya tehdit, ''yaşam ..., vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı ...'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalardaki tutarlı beyanı, HTS kayıtları ve sanığın kısmi ikrarı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Müdafiinin Etkin Pişmanlık ve Diğer Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin ve aynı Yasa'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanmış olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/1306 Esas, 2021/1392 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.