...

Hüküm eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

A. Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/264 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık eleştirilerek hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. 5237 sayılı Kanun’un 135 inci ve 140 ıncı maddelerinin aynı olayda uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,

2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

3. Somut dosyada dinlenilen tanıkların söz konusu uyuşturucu maddeleri sanıktan almadıklarını açık ve net bir şekilde beyan ettiklerine,

4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, ayrıca araştırılacak başkaca bir husus da kalmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz

sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı" yerine, “ ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesinin gerektiği hükme bağlanmış ise de, 5275 Sayılı CGTİHK'nun 106/3 fıkrası uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde C. Savcısının kararı ile ödenmeyen kısmın hapse çevrilerek hükümlünün 2 saat çalışması karşılığında 1 gün olmak üzere 2 veya 8 saatlik çalışma düzeninin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirleneceği hususu düzenlenmiş olmakla, infazda bu hususun resen C. Savcısı tarafından gözetileceği, yine 5275 Sayılı CGTİHK'nun 106/5 fıkrasına göre adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin mahkeme ilamında yazmaması halinde bile yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanacağı anlaşılmakla TCK'nun 52/4 maddesi gereğince yapılması gereken ihtaratın bu şekilde yapılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması nedeniyle hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendindeki "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesinin gerektiği hükme bağlanmış ise de, 5275 Sayılı CGTİHK'nun 106/3 fıkrası uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde C. Savcısının kararı ile ödenmeyen kısmın hapse çevrilerek hükümlünün 2 saat çalışması karşılığında 1 gün olmak üzere 2 veya 8 saatlik çalışma düzeninin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirleneceği hususu düzenlenmiş olmakla, infazda bu hususun resen C. Savcısı tarafından gözetileceği, yine 5275 Sayılı CGTİHK'nun 106/5 fıkrasına göre adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin mahkeme ilamında yazmaması halinde bile yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanacağı anlaşılmakla TCK'nun 52/4 maddesi gereğince yapılması gereken ihtaratın bu şekilde yapılmasına," ibaresinin çıkartılması ve yerine gelmek üzere “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına" ibaresinin eklenmesi

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.