Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.09.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan aracın tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketinin yapılan başvuruya olumlu yanıt vermediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 16.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, maluliyetin Adli Tıp Kurumunca (ATK) belirlenmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2018/1054 Esas, 2020/757 Karar sayılı kararıyla; 19.09.2018 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %0 olduğu; iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirilmesi karşısında davacının hükme elverişli ATK raporunda da belirtildiği anlaşıldığından kalıcı maluliyetten dolayı tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında geçici iş göremezlik taleplerini Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, bu yönlü taleplerin davalı sigortalı şirketinin sorumluluğunun bulunmaması nedeni ile davalı ... şirketinin 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçe kapsamında meydana gelen 19.09.2018 tarihindeki kaza nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; her ne kadar dava devam ederken yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Karar sayılı 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.02.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 19.09.2018 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, bu yönü ile davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 sayılı kararı ile; iptal edilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki "Genel Şartlar" ibaresi gereğince teminat dışı bırakılan geçici iş göremezlik tazminatı yönünden, davalı ... şirketinin sorumluluğunda olduğu, davanın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının 3 ay boyunca geçici iş göremezlikten kaynaklı, 4.809,00 TL tazminat alacağının bulunduğu davacı vekili dava dilekçesinde geçici iş göremezlikten kaynaklı olarak 100,00 TL dava konusu belirlediği ve bunu ıslah etmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu yapılan 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin 26.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlikten kaynaklı olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı bırakılmasına, dava konusu yapılan kalıcı iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin geçici iş göremezlik tazminatını hatalı belirlediğini, hesap raporu alınmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararı bulunmasına rağmen hesap raporu alınmadığını, yine Bölge Adliye Mahkemesince de hesap raporu alınmadığını, alacağın belirli ... getirilmediğini, talep artırımı için imkan tanınmadığını, bu nedenle davanın 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, tek taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... şirketinden sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.