Mahkûmiyet, kaçak eşyanın tasfiyesi, suçta kullanılan nakil
vasıtasının müsaderesine yer olmadığı
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi kararı ile suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 03.08.2013 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından Kıyıgören Hudut Karakolu sorumluluk sahasında 17-18 nolu hudut kazıkları arasında yapılan yol kontrolüne sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla geldiği ve araç durdurularak yapılan aramada, 32 adet 60 litrelik bidonda toplam 1.920 litre kaçak motorin ele geçirilen olayda sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmasında, aracın amca oğlu olan ...'e ait olduğunu ve ele geçen kaçak akaryakıtı taşımanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında, aracın ruhsat sahibi olduğunu, olaydan önce ... isimli kişiye aracı sattığını, ancak devrini vermediğini beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Açısından
Bozma sonrası talimat mahkemesince savunması alınan sanığın, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücünün olmadığını açıkça beyan etmesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Verilen Karar Açısından
Sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada 32 adet 60 litrelik bidonda toplam 1.920 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın aracın amca oğlu olan ...'e ait olduğunu beyan ettiği, malen sorumlu ...'un ise, olaydan önce aracını ... isimli kişiye sattığını, ancak devrini vermediğini beyan etmesi nedeniyle ... ve ...'nin mahkemece dinlenilmesinin ardından aracın kime ait olduğu tespit edilerek ve malen sorumlu olarak davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Açısından
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Verilen Karar Açısından
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.