Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... ve Irak vatandaşı .... Ikram arasında iş akdi yapıldığını, bu iş akdi neticesinde .... Gıda İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hesabına 70.000,00 USD gönderildiğini, daha sonra yapılan görüşmeler sonucunda 26.540,00 TL daha aynı hesaba gönderildiğini, akabinde ....'ın hesabına 36.200,00 TL daha gönderildiğini, ödemeler karşılığında hiçbir malzeme teslim edilmediğini, müvekkiline davalı tarafından ödenmesi gereken 346.402,12 TL'nin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kuruluş sözleşmesinde Türkiye, Irak veya başka ülkeler ile yapılan ticaret nedeniyle buralarda ithalat ve ihracat yapan şahıs ve şirketlerin doğan alacak ve borçlarının transferine yardım etmek için kurulduğunu, para transferi ile ilgili müvekkili ile dava dışı Afıf For Money Company arasında sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği müvekkilinin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, yapılan iş karşılığında sözleşmeci tarafa müvekkili firma tarafından fatura kesildiğini, müvekkili firmanın sadece para transferine aracılık ettiğini, davacı ile hiçbir hukuki bağının bulunmadığını, taraflar arasında borç doğurabilecek ne bir ticari bağ ne de haksız fiil veya sözleşmesel bir ilişkinin mevcut olmadığını, davacı ile dava dışı Irak vatandaşı olan Barsh Sherzad Ikram ile müvekkilinin bilgisi dışında bir anlaşma yapıldığını ve bu kapsamda para havalesi yapıldığını, gönderilen paranın davacı ile sözleşme ilişkisi bulunan Irak vatandaşı Barsh Sherzad Ikram'a tevdi edildiğini, davacının yapmış olduğu havaleyi müvekkilinden geri istediğini, gönderilen paranın müvekkilinden istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, anlaşmanın davacı ve dava dışı Irak vatandaşı arasında yapıldığını, müvekkilinin sadece para transferi konusunda aracılık ettiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile dava dışı Irak vatandaşı şahıs arasında niteliği belirtilmeyen menkul mal satım sözleşmesi yapıldığı, Irak ile Türkiye arasında bankacılık faaliyeti işlemediğinden para transferinin aracı şahıs ve kurumlar üzerinden yapıldığı, davalı şirketin Irak'ta bu tür para transfer işlerini yapan ATIF For Money Company Şirketi ile yaptığı sözleşmeye istinaden davacı tarafından Irak'ta bulunan dava dışı şahsa gönderilmek üzere kendisine gönderilen parayı alarak davacının belirttiği Irak'taki şahsa gönderdiği, bu suretle para transfer işlemini yaptığı, satım sözleşmesinin tarafı olmayan davalının mal teslimi yükümlülüğü bulunmadığı, sadece para transfer işinden sorumlu olup bu konuda bir ihtilafın bulunmadığı, bu nedenle davacının dava dışı şahısla yaptığı sözleşme kapsamında malzemenin teslim edilmediği iddiasıyla davalıdan ödenen bedeli talep etme hakkı bulunmadığından subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin davayı aydınlatma görevini yerini getirmediği, davalı tarafından sunulan delillerin yeterince incelenmediğini ve irdelenmediğini, davalı tarafından sunulan delillerin hepsinin suret olduğu, sözleşmenin tek sayfadan ibaret ve fotokopi olduğunu, sonradan düzenlenmiş olma emarelerinin kuvvetli olduğunu, tacir sıfatına sahip davalıların bu denli basit sözleşme yapmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin tarafı olan Afif For Money Company adlı bir şirket olup olmadığının da şüpheli olduğunu, Mahkemenin bu delil açısından gerekli soruşturmayı yapmadan karar verdiğini, sözde sözleşmenin para transferine aracılık yetkisine ilişkin olduğunu, para transferi konusunda 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankaların ve 6493 sayılı Kanun çerçevesinde izin verilen kuruluşların yetkili olduğunu ancak davalı şirketin gerekli izinleri alıp almadığının belirli olmadığını, yapılan sözleşmenin korunup korunmadığının belirli olmadığını, bunun yanında dava dışı Irak vatandaşı ....'ın müvekkiline ödemeyi davalı ... Gıda İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hesabına yapmasını söylediği, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi tarafından gönderilen hesap numarasına parayı yatırdığı, yani davalıya gönderilen paranın amacının sözleşmeden kaynaklanan bedel yükümlülüğünün yerine getirilmesi olduğu, havale işlemi olmadığı, havale işleminin davalı ile dava dışı Ikram arasındaki ilişki olduğu, müvekkilinin davalının aracılık vasfından haberdar olmadığı, ayrıca davalı tarafından Mahkemeye sunulan delillerden tercüman çevirilerine konu belgelerin aslı üzerinde inceleme yapılmadığı, davanın taraflarının her ikisinin de tacir olduğu, dolayısıyla ticari defterlerinde bu kayıtların olması gerektiği, Mahkeme tarafından ticari defterlerin incelenmediği, ama whatsapp görüşme kayıtları, tarihsiz tek sayfalık sözleşme sureti, alıcı imzası bulunmayan para transfer makbuzu, yeminli tercüman çevirileri fotokopiler olmak üzere birbirini desteklemekten yoksun, delil suretlerini hükme esas aldığı, müvekkilinin hak kaybına uğradığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu takibin haksız ve mesnetsiz olduğu, takibin ilgilisi olmadığı, bu durumun davacı tarafından da açıkça bilindiği, ret edilen bu davada tarafına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davalının alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi davacı tarafça dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında davalının dava dışı yabancı uyruklu şahıslarla yapılan ticari alım satım nedeniyle para transferine aracılık ettiğinin bildirilmesine ve davacı tarafça yapılan takip haksız ise de kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalının davacı ile dava dışı Irak vatandaşı şahıs arasında niteliği belirtilmeyen menkul mal satım sözleşmesine taraf olup olmadığı hususuna ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

Davalı, davacının göndermiş olduğu parayı Irak'taki alıcısı adına ve aralarındaki sözleşme ilişkisi gereği aldığını savunmuş ve buna ilişkin olarak Arapça düzenlenmiş sözleşme ve tercüme fotokopilerini dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece anılan belgelerin aslının getirtilerek 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 223 üncü madde hükmüne uygun tercümelerinin yeminli tercüman tarafından dosyaya kazandırılması ve davalı ile dava dışı Irak vatandaşı arasındaki ilişkinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken fotokopi belgelere dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek erekmiştir.

Açıklanan sebeple ;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.