Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 20.04.2017 tarihli sözleşme gereğince sözleşme konu işler ile ilâve işlerin tamamlandığını ve teslim edildiğini, ancak bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacıya teslim edilen güneş panellerinin hasar gördüğünün tespit edildiğini, davacının bu panelleri koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle dava dışı iş sahibinin işi teslim almadığını ve müvekkiline ödeme yapmadığını savunarak, davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işin geç tesliminden davalının sorumlu olduğu, 1737 adet panelde oluşan hasara davacının neden olduğunun ispat edilemediği gibi, süresinde ayıp ihbarında da bulunulmadığı, davacının işi teslim ederek sahayı terk etmesi sonrasında panelleri koruma ve muhafaza etme görevinin davalıya ait olduğu, davacının 13 adet panelde oluşan ayıp nedeniyle giderim bedelinden sorumlu olduğu, davacının ilave iş yaptığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın kısmen iptali ile, 168.790,89 TL asıl alacak ve 3.246,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 172.037,33 TL üzerinden icra takibinin devamına, asıl alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkâr tazminatı ile fazlaya ilişkin sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilave işleri içeren hakediş belgelerinin davalı tarafça onaylandığını, bu nedenle ilave işler için de bedel ödenmesi gerektiğini, 13 adet panelde oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hatalı, eksik ve itirazları karşılar nitelikte bulunmadığını, davacının iş sahasını terk ettiğini ve teslim yapmadığını, bunun üzerine yapılan ayrıntılı incelemede hasarın tek tek tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, hasara ilişkin bildirimin de süresinde olduğunu, hasarın nedeninin davacıdan kaynaklandığını belirterek, kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraflar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunan bilirkişi raporuna yönelik temyiz nedenlerinin yerinde görülmediğine göre davalı vekilinin tüm, ilave işlerin yapıldığının ispat edilemediği ve bilirkişi raporu ile ayıplı imalatın yargılama sırasında belirlenmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince;
İtirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir.
Somut olayda, davacı alt yüklenici tarafından talep ve dava konusu edilen iş bedeli alacağı miktarının belirli ve likit olduğu gözetildiğinde, davacı alt yüklenici yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken şartları oluşmadığı gerekçesi ile tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
3. Kararın 2 numaralı bentte belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2. ve 3. bent uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 2020/1293 Esas ve 2022/665 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk derece mahkemesi kararının hüküm kısmının “1” no.lu bendinin beşinci satırında yer alan “Asıl alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı ile” kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine “168.790,89 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçlarının istek hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.