1- İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan fesihnamenin geçersizliğinin ve sözleşmenin hukuken geçerli olduğunun tespitine ilişkin davada, sözleşmenin davacı şirket vekili olarak davalı ... ile düzenlendiği, ...’ın 15.10.2014 tarihli azilname ile vekaletten azledildiği, bu azlin davalı ...’a tebliğ edildiği, ancak arsa sahibi diğer davalılara bildirilmediği, hatta davalı ...’ın azilden sonra davacı şirket adına yapı ruhsatını imzaladığı, davalı ... ile diğer davalılar arasında düzenlenen fesihname ile 28.04.2016 tarihinde arsa payı karşılığı insaat sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, davacı şirketin vekili ...'ı vekaletten azlettiğini davalı arsa maliklerine bildirmemesi nedeniyle yetkinin geri alındığının bu kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, bu nedenle fesihnamenin düzenlendiği tarihte davacı tarafından verilen vekâletin ve taraflar arasında yapılan fesih işleminin geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı tarafça Ankara 38. Noterliği’nin 09.01.2014 tarih ve 1158 yevmiye numaralı vekâletname ile davalı ...’a verilen temsil yetkisinin geri alınmasına ilişkin Ankara 38. Noterliği’nin 15.10.2014 tarih ve 32568 yevmiye numaralı azilnamenin davalı arsa sahiplerine bildirilmemiş olması nedeniyle Ankara 61. Noterliği’nin 28.04.2016 tarih ve 10369 yevmiye numaralı fesihnamenin geçerli olmasına göre, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.