Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi nezdinde 08.03.2012/2013 vadeli Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi ile 4.000.000,00 TL bedelli sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait iş yerinde 21.04.2012 tarihinde meydana gelen yangın sonucu sigortalı binada hasar meydana geldiğini, yangın raporunda yangının iş yerinde kullanılan büro tipi klimadan kaynaklı kısa devre sonucu tutuşması ile başladığının belirlendiğini, olay günü klima üzerinde davalı tarafından bakım çalışmasının yapıldığını ve yangının bu bakım çalışması akabinde klimadan çıktığını, davalının yangına sebebiyet veren klima üzerinde yapmış olduğu çalışmayı gereği gibi ifa edemediğini, bu nedenle yangına yol açan hadiseden eser sözleşmesi kapsamında sorumlu bulunduğunu, hasar bedeli 137.425,18 TL'nin 19.03.2013 tarihinde sigortalı şirkete ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin iş bu ödeme ile sigortalısının davalıya karşı sahip olduğu dava ve talep haklarına halef olduğunu belirterek 137.424,18 TL tazminatın 19.03.2013 ödeme tarihinden itibaren işleyen kısa vadeli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde klimaların temizlenerek hepsinin çalışır durumda teslim edildiğini, hiçbir aksak hususun gözlemlenmediğini, yangının sadece temizliği yapılmış zaten faal olan klimadan çıkmış olamayacağının açık olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; benimsenen bilirkişi raporunda; davaya konu olan yangının davalı servisin bakımını yaptığı klimadan kaynaklanmadığı, yangının klimaların çalışmadığı saatlerde gece 02.58'de meydana geldiğinin tespit edildiği, yangının iş yerinde bulunan ve olay anında çalışır durumda olan güvenlik aydınlatması vitrin spotları, spotlara ait balastlar ve benzeri elektrikli cihazlardaki bir hatadan kaynaklanmış olabileceği, davalı şirketin olası bir eylem ya da ihmali nedeni ile dava konusu yangın arasında illiyet bağının bulunmadığının görüş olarak bildirildiği, yangın ile davalı servisin eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itiraz ve ek rapor alınması talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini, yangın raporunun, yangına müdahaleden sonra, olay yerinde yapılan incelemeye göre düzenlenerek, yangının davalının bakımını yaptığı klimadan kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, elektrikli cihazlar çalışmasalar dahi, elektriğe bağlı oldukları zamanlarda, devreden akım çekmeleri dolayısıyla, elektrik yangınlarının çıkış sebepleri arasında, hatalı bağlantı, topraklama kusuru ve kablo izolasyon hatası gibi birçok olası hal ve durumun etkili olabileceğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirilmediğini, bakımın hatalı ve eksik yapılması halinde yangına yol açabilecek durumların mevcut olup olmadığını tespiti gerekmesine rağmen söz konusu tespitler yapılmadan, teknik değerlendirmeden uzak bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davada, davalının klima bakım hizmetinin eksik veya ayıplı yaptığı ve bu sebeple yangının çıktığı, davalının ayıplı hizmeti ile yangın arasında illiyet bağı bulunduğunun somut verilerle ispatlanması gerektiği, yangın raporu ile olay yeri tutanağında, yangının çıkış nedeninin tespit edilmeyerek, yangının başlangıç yerinin büro tipi klima olması nedeniyle, klimanın herhangi bir nedenden dolayı, aşınma, eskime, ısınma v.b sebeplerle elektriğin kısa devre yapıp, tutuşması sonucu yangının çıktığı kanaatinine varıldığının belirtilmesine, kesin bir tespitte bulunulmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışmayan klimanın kısa devre yapmayacağının,yangının iş yerinde bulunan ve olay anında çalışır durumda enerji tüketen güvenlik aydınlatması, vitrin spotları, spotlara ait balaslar ve benzeri elektrik cihazlarındaki bir hatadan kaynaklanmış olabileceğinin, davalının klima bakım hizmeti ile yangın arasında illiyet bağının bulunmadığının belirtilmiş olmasına, ihtimale göre illiyet bağının kurulamayacak olmasına göre yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yangının çıkış yerinin klima olduğu, klima bakım ve kontrollerinin düzenli aralıklarla davalı tarafından yürütüldüğü, bu nedenle klimadan kaynaklanan yangının çıkışında davalının bakım hizmetindeki eksiklik veya hatasının etken olduğu yönünde yeterli illiyetin mevcut olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yangının nisan ayında çıktığı, o ayda İzmir'de klimaların çalışmadığı, yangının gece çıkmış olması dolayısıyla o saatte klimanın çalışıyor olamayacağı, stand-by konumundaki cihazın akım çekmeyeceğinden kabloların ısınmayacağı ve kısa devre yapmayacağından yangının klimadan değil, çalışır durumdaki diğer cihazlardaki bir hatadan kaynaklanmış olabileceğinin mütalaa edildiğini, sonuca yansıyan kanaatte klima bakımı ile yangın arasında uygun illiyetin mevcut olmadığı açıklanmış olmasına karşın yangına müdahale eden itfaiye tarafından yangının akabinde yapılan keşif ile olay yerinde yanan şeyler ve yangın izlerine göre çıkış sebebi tespit edilmekte olup klima konu yangında yangın başlangıcı olarak tespit edilmiş olup klimaya o gün davalı tarafından bakım yapılmış olması ve aynı günün akşamında klima kaynaklı olduğu tespit edilen yangının çıkması, yangının bakım faaliyetindeki bir hatadan veya sürekli yapılan bakımların eksikliğinden kaynaklandığı yönünde illiyet bağını tesis ettiğini, bu nedenle hatalı ve eksik teknik değerlendirme içeren bilirkişi raporununun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

davacı ... tarafından Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sigortalı iş yerinde, davalının kusuru nedeniyle yangın çıktığı iddiasına dayalı sigortalıya ödenen zarar miktarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.