Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/172 Esas, 2020/217 Karar sayılı kararı ile, sanığın mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/299 Esas, 2021/2365 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
İlk karar yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edildiğinden verilecek ceza 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca önceki hükümden daha ağır olamayacağından, sanığın sonuç olarak 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eksik araştırmaya ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ...'nın eşinden yıllar önce ayrıldığı, bu ayrılma sonrasında sanık ...'in 14 yaşına kadar çocuk esirgeme kurumunda büyüdüğü, mağdurun oğlunu 8 yıl kadar önce yanına alarak birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, mağdurun, olay günü evin bahçesinde sarmaşıkları bıçakla düzelttiği sırada ayağının kayıp elindeki bıçağın sol karın boşluğuna denk geldiği ve bıçağı kendinin çıkardığı şeklindeki beyanlarının oğlunu suçtan kurtarmaya yönelik olduğundan gerçeği yansıtmadığı, sanık ...'in tüm yargılama sürecinde; babasıyla saçı nedeniyle tartıştığını, babasının yine kendisine "o.spu çocuğu" diyerek hakaretleri üzerine eline bıçak alarak bıçağı salladığını ve bıçağın babasının karnına isabet ettiğini, bıçağı da kapının önüne atarak kaçtığını ikrar ettiği, sanığın, mağdurun hayati bölgelerini öldürme kastı ile hedef alarak bıçakla yaraladığı, mağdurun yaralanma şekli, aldığı darbenin şiddeti ve niteliği değerlendirilerek sanığın eyleminin babasını kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.
2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu Raporu, İzmir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü raporu, uzmanlık raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
1.İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın askerliğe elverişli olmadığına ilişkin İzmir Katip Çelebi Üniversite Hastanesinin sağlık kurulu raporu, özürlülük durumuna ilişkin Uşak Devlet Hastanesinin raporu, bu hususa ilişkin dosyadaki taraf beyanları ve akıl hastalığına ilişkin tüm raporlar da dahil olmak üzere tüm tedavi evrakı ile birlikte, İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahade altına aldırıldıktan sonra düzenlenecek raporla birlikte Adli Tıp 4. İhtisas Kuruluna gönderilerek "cezai ehliyetini azaltacak veya ortadan kaldıracak şekilde akıl hastalığının bulunup bulunmadığı" ile ilgili rapor alınarak, rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde Gözlem İhtisas Dairesi’nde müşahade altına alınmaksızın düzenlenen rapor ile yetinilerek hüküm kurulması sebebiyle eksik inceleme yönünden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de; sanığın babası katılanı öldürmeye elverişli bıçakla iç organ hasarına, batın içi kanamaya, sol nefroktomi uygulanmasına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı, meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olduğu olayda, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında yaralamanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makulden uzaklaşılarak bir ceza tayini yerine makule yakın (15) yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemleri eksik inceleme ve eksik ceza tayini nedenleriyle yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/299 Esas, 2021/2365 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.