Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İddianamenin sanığa tebliğ edilmesi, CMK'nin 147. maddesi gereğince yasal haklarının hatırlatılması ve sanığın ne ile suçlandığını ve açıklanan haklarını anladığını beyan ederek hakkında düzenlenen iddianame içeriğindeki isnada uygun olarak savunma yapması hususları gözetildiğinde, sorgusu sırasında yüzüne karşı iddianame okunmaması yönündeki eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılıklara da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Sanık hakkında üste hakaret suçundan tayin olunan 2 ay 15 gün süreli hapis cezasının, günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi neticesinde 1500 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, kısa karar ve hüküm fıkrasında hapis cezasının önce 3000 TL. adli para cezasına çevrilmesine, sonra neticeten 1500 TL. adli para cezasına hükmedilmesi,
2-TCK'nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükmün 1. maddesinin 4. paragrafında yer alan “...3000 TL adli para cezasına çevrilmesine ve” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, hükmün 1. maddesinin 5. paragrafı ile 2. maddesinin 5. paragrafında yer alan “...taksitlerden birisinin süresi içinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarının tamamı sanıktan defaten tahsil edilmesine, ve bu halde ödenmeyen adli para cezasının TCK’nin 52/4 ve 50/6 ncı maddeleri uyarınca hapse çevrilmesine” cümlelerinin çıkartılıp yerine "...taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" cümleleri yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.