Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı ... vekili, davacı ile davalıların, ortak muris ...'den kalan ... mahallesi 313 ada 4 parsel ile Bağlar mahallesi 384 ada 10 parselin hissedarları olduğunu, söz konusu taşınmazların paylaşımı konusunda ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/227 Esas sayılı dosyasında izale-i şüyu davası açıldığını, fakat müvekkilinin muhdesat iddiasının davalılar tarafından kabul edilmediği için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, Bağlar mahallesinde bulunan taşınmazda davacı tarafından dikilen 18 adet anjeliko cinsi erik ağacı, 3 adet 6 yaşında armut ağacı, 18 adet şeftali ağacı, 5 adet yarıbodur kiraz ağacı, 3 adet cennet elması ağacı, 1 adet zeytin, 1 adet hünnap, 2 adet kivi, 2 adet nar, 1 adet ceviz, 1 adet vişne, 2 adet kayısı, 1 adet dut ağacı, davacı tarafından yaptırılan bahçede bulunan damlama sulama sistemi tesisatları, bir katlı ev bulunduğunu, ... mahallesinde bulunan taşınmazda bulunan muristen kalan dublex evde her iki kat için yapılan inşaat ve iyileştirmeler olduğunu, evin içindeki oda bölmelerin duvar ile örüldüğünü, sıva ve boyasının yapıldığını, evin kapı ve pencerelerinin, tüm taban ve tavanının, mutfak dolaplarının, elektrik tesisat döşeme işlerinin davacı tarafından yapıldığını açıklayarak, muhdesatların ve iyileştirmelerin müvekkili tarafından yapıldığının değeriyle birlikte tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği hususları kabul etmediklerini, miras bırakanın 2001 yılında vefat ettiğini, davacı yanın bu taşınmazları 14 yıldır kullandığını, taşınmazda bulunan evde oturduğunu, bahçede bulunan malları kendisinin toplayıp hasat ettiğini ve değerini aldığını, davalılara ne kira ne de mahsul geliri hiç birşey vermediğini, davalıların bu duruma rızalarının olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği muhdesatların tespiti halinde murisin ölüm tarihinden itibaren davacının bu taşınmazlarda oturmasının, işgal etmesinin, hasat ettiği ürünlerden ayrı ayrı gelir elde etmesinin tespiti ile muhdesattan davacıya düşecek fazla miktardan elde ettiği zenginleşmenin hesaplanması ve tenziline karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 08/06/2015 hakim havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen Bağlar mahallesi 384 ada 10 parsel nolu taşınmazın toplam 9.950,00 TL'lik meyve ağaçları ve 22.200,00 TL taşınmaz bedeli ile ... mahallesi 313 ada 4 nolu parseldeki evde yapılan 3.512,07 TL'lik iyileştirmelerin davacı tarafça yaptığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, yazılı şekilde iyileştirme bedeli yönünden tespit kararı verilmiş ise de davacının tamir ve tadilata yönelik iyileştirme bedeline ilişkin talepleri sebepsiz zenginleşme davasına konu edilebileceği, ayrı bir muhdesat niteliğinde olmadığı, bu nedenle bağımsız muhdesat olarak değerlendirilemeyeceği dikkate alınmamıştır. Bu nedenle, talebin niteliği gözetilerek iyileştirme bedelleri yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
3.Mahkemece, Bağlar mahallesi 384 ada 10 parsel üzerindeki muhtesatlar yönünden hüküm fıkrasında kabul edilen muhdesatların ayrı ayrı nicelik ve nitelikleri açıklanmak suretiyle gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde bedelleri belirtilmek suretiyle hüküm tesisi de usul veya yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan eksiklik ve hatalar giderildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verild