Mahkumiyet
Sanık hakkında 2008,2009 ve 2011 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini gizlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; defter ve belge isteme yazısının sanığın yetkilisi olduğu şirket adresinde, çalışanına tebliğ edildiği ve bu tarihte işyerinin faal olduğu ayrıca sanığın şirketi 01/11/2011 tarihinde önceki hissedarlarından devraldığı, savunmalarında da; defter ve belgelerin şirketin eski sahibi olan... ...’da olduğunu, ilgili yıllara ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, tebligatın kendisine yapıldığını, defterleri araştırdığını, ...’a sorduğunu, onun da bilmediğini beyan etmesi karşısında; suçun unsurlarının ve sanığın VUK’nin 13. maddesinde düzenlenen mücbir sebep kapsamında ibraz edilip edilmediğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından,
1-Sanığın hisseleri devraldığı... ... isimli kişinin, ibraz edilmediği belirtilen defter ve belgeleri sanığa teslim edip etmediği hususunda CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılıp, tanık sıfatıyla dinlenilerek ayrıntılı beyanının alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
2-Defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 03/10/2012 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan 19/10/2012 tarihinin, suçun işlendiği tarih olduğu gözetilmeden, gerekçeli kararda suç tarihinin yanlış yazılması,
3-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.