Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı Hazine, taşlık kayalık olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılan 2700m² alanlı taşınmazın 3402 sayılı kanunun 18. maddesi uyarınca tarım alanına veya ekonomik yarar sağlaması mümkün olan bir taşınmaza dönüştüğü gerekçesiyle Hazine adına tescili ile davalı ...'ın elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2305 m²'lik kısmın Hazine adına tesciline ve bu kısma yönelik davalı ...'ın elatmasının önlenmesine dair verilen karar, belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnemalerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile "Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, ..., İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun Büyükşehir Belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. ", 3. maddesi ile "Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; yukarıda yazılı kanun maddeleri uyarınca davalı Limonlu Belediyesinin tüzel kişiliği kaldırılmış, bağlı bulunduğu ilçe olan Erdemli Belediyesine katılmıştır.
Hal böyle olunca, davanın Erdemli Belediye'sine yöneltilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda yazılı nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.