Mahkumiyet

I. 2008 yılı vergi döneminde Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe 31.12.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
II. “Defter ve belgeleri gizleme” ve “2009 ve 2010 yılları vergi dönemlerinde Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde:

1- Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; 2008,2009 ve 2010 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazına ilişkin 24.08.2011 tarihli isteme yazısının 06.09.2011 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin “Tebliğ Alındısı”nın incelenmesinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun’un 100 ve 101. maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış bir tebligat işlemi bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunması da dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın yetkilisi olduğu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilip, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde, temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya tanık ...’ya aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya tanığa ait olmadığının anlaşılması veya suça konu faturaların asıllarının temin edilememesi halinde ise; faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,

Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,

3- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı halde, çelişkiye neden olacak ve hangi suçtan hüküm kurulduğu anlaşılamayacak şekilde, hükmün gerekçesinde sanığın sahte belge düzenlediği ve kullandığı belirtilip, hüküm fıkrasında sanığın “2009 ve 2010 yılları vergi dönemlerinde Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından mahkumiyetine hükmolunmak sureti ile çelişkiye neden olunması,
b) Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükümde, 18 ay hapis olarak belirlenen temel cezadan TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulamasında cezanın 15 ay hapis yerine 12 ay hapis olarak belirlenmesi ile TCK’nin 50/1-a. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi,
c) Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
d) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.