Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan ve oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen basit zimmet suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, iddianamede ve gerekçeli kararda da kabul edildiği gibi 01/01/2002 olan suç tarihi ile zamanaşımını kesen 01/03/2012 tarihli iddianame arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.