Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.06.2012 tarih ve 2012/252-2012/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, müvekkili ile borçlu Boz İnş. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğerlerinin ise sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatında bulunduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın 13.03.2012 tarihinde kat edildiğini ileri sürerek, 2.582,33 TL nakit alacak, 75 adet çek yaprağından kaynaklanan 45.000 TL ile teminat mektubundan kaynaklanan 87.500 TL gayri nakit alacak tutarı üzerinden ihtiyati hacze karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, çek bedelleri ve teminat mektubu yönünden bankanın muaccel alacağı bulunmadığı, diğer 2.582,08 TL alacağın ise muaccel hale geldiği gerekçesiyle, anılan miktar yönünden ihtiyati haczin kabulüne, gayri nakit alacak tutarı 132.500 TL'na yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece çek bedelleri ve teminat mektubuna ait talebe ilişkin olarak alacağın muaccel hale gelmediği, riskin gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, genel kredi sözleşmesinin 13. maddesinde, bankanın bu sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine düzenlenen teminat mektubu, garanti, kontgaranti veya lehine açılan ithalat akreditifleri veya ithalat kabul veyaaval kredileri ile banka veya muhabirlerince kabul edilen veya aval verilen poliçeler nedeniyle bankanın da sorumlu olduğu tutarların müşteri tarafından depo edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden göstermeksizin yetkili olduğunun düzenlendiği anlaşılmakla, talebin gayrinakti alacaklar yönünden de kabulune karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının alacaklı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.