Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık ... hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/592 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Sanık ...'in lehdar, katılanın kefil ve sanık ...'in de borçlu olarak gösterildiği senede sanık ...'in kendi yerine ve kefil olarak gösterilen katılanın yerine imza attığı, daha sonra senedin sanık ... tarafından sanık ...'a verildiği, sanık ...'ın da bu senedi katılan ve diğer sanıklar aleyhine icra takibine koyduğu, bu suretle sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Yapılan yargılama neticesinde, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, geçmişteki haline, üç ... fazla hapis cezası almamış oluşuna, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığa göre, hakkında tayin edilen hürriyet bağlayıcı cezanın ertelenmesi halinde tekrar suç işlemekten çekineceğine dair kanaat oluştuğundan, hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği, bu cihetten olmak üzere sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapılan itirazın merciince incelenerek karara bağlandığı anlaşıldığından, esası incelenmeyen dosyanın iadesine karar verilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden

1. Sanık ...'in lehdar, katılanın kefil ve sanık ...'in de borçlu olarak gösterildiği senede sanık ...'in kendi yerine ve kefil olarak gösterilen katılanın yerine imza attığı, daha sonra senedin sanık ... tarafından sanık ...'a verildiği, sanık ...'ın da bu senedi katılan ve diğer sanıklar aleyhine icra takibine takibe koyduğu iddia olunan olayda; sanık ...'ın temyiz dışı sanıklar olan Erdinç ve Hüseyin hakkında da icra takibi başlattığı, senedin sanık ...'ın da bulunduğu bir ortamda düzenlenmediği, sanık ...'ın atılı suça iştirakının bulunduğuna ilişkin inkara yönelik savunmasının aksine delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetine hükmolunması,

2. Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci bendine 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği; hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi halinde tekrar suç işlemekten çekineceğine dair kanaat oluştuğu gerekçesi ile cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması yönünde talebi olan sanık hakkında şartları oluştuğu halde sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ilam bulunup, denetim süresi içinde suç işlediği ve yasal imkan bulunmadığı anlaşıldığından şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, karar verilmesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.