SUÇLAR: Hırsızlık, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde suç işleyen sanık hakkında;
Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2016/298 Esas, 2016/521 Karar sayılı kararı ile;
Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, sevk maddesi karıştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmamasının yanlış olduğuna ilişkindir.

1. Sanık ile dava dışı sanığın mağdura ait ve ikametinin önünde kilitlenmeden park edilen motosikletin çalınması, akabinde çalınan aracın tanınmasını engellemek amacıyla bir kısım bölümlerinin sökülmesi, motor ve şasi numaralarının spiralle kazınması biçimindeki eylem nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Sanık ve dava dışı sanığın atılı suçu ikrar ettiği, mağdurun oluşu doğruladığı, motosikletini geri aldığı için şikayetinden vazgeçtiği, kolluk fezleke ve tutanaklarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

3. Mahkeme tarafından sanığın ikrarı, mağdur beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek, temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

A. Hırsızlık Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın dava dışı diğer sanık ile birlikte mağdurun ikametinin önüne kilitlemeden park ettiği motosikletini çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının e bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunda failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek iken, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunda suçun konusunu, daha önce işlenmiş olan bir suçun delil ve eserleri oluşturmakta ve gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerinin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; mağdura ait olan motosikletin, sanık ve dava dışı diğer sanık tarafından çalınması sonrasında sanıkların beyanlarına göre çalınan motosikletin tanınmasını engellemek amacıyla bazı parçalarının sökülmesi, motor ve şasi numaralarının spiralle kazınması biçimindeki eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 281 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçuna vücut vereceği ve aynı fıkranın son cümlesinde yer alan "kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez." hükmü uyarınca sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği halde uygulama maddesi de karıştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2016/298 Esas, 2016/521 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.