İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.11.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3. Bu karara karşı sanık, katılan vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.07.2020 tarihli kararı ile; cinsel saldırı suçundan sanığın istinaf talebinin reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Hapis cezasının miktarına göre cinsel saldırı suçundan temyiz incelemesi yapılmamıştır.
1. Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın aracıyla mağduru istemediği halde olay yeri olan ormanlık alana götürerek araç içerisinde mağdura cinsel saldırıda bulunup hürriyetinden yoksun bıraktığı, mağdurun araçtan kaçıp sanıktan kurtulduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur hakkında düzenlenen adli rapora göre "her iki el bilekte hassasiyet tarif edildiği ve bu durumun basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirtildiği" görülmüştür.
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesi'nce sanığın üzerine atılı cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği sabit kabul edilerek atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine dair kurulan hüküm kaldırılarak; İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit hürriyeti tahdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, mağdurun araçtan inmek istemesine rağmen sanığın buna müsaade etmediği gibi boğazını sıkarak tehdit ettiği anlaşılmakla; sanığın mağdureyi zorla cebir ve tehdit kullanmak suretiyle cinsel amaçlı özgürlüğünden alıkoyduğu gerekçesiyle cebir ve tehdit kullanmak suretiyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli, katılan beyanları, tanık anlatımları, adli tıp raporları ile dava dosyasındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, katılanı rızası dışında aracıyla ormanlık alana götürerek araç içerisinde cinsel saldırıda bulunduğu ve boğazını sıkarak tehdit ettiği anlaşıldığından; sanık hakkında cebir ve tehdit kullanmak suretiyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 16.07.2020 tarihli ve 2019/2799 Esas, 2020/1133 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.