B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Isparta Ağır Ceza Mahkemesi 12.04.2012 tarihli kararıyla sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

2. Sanıklar müdafileri, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza dairesi tarafından eylemin hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.

3. Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli 2015/20 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz talebi, eylemin hukuki mahiyette olduğunun doğru olduğu ancak ayrıca suç da oluşturduğu, mahkemenin beraat kararlarının doğru olmadığına ilişkindir.

1. Sanıklardan ..., ... ve ...'un ... Mahallesi 1185 Ada 10 Parsel no'lu taşınmaz üzerinde A ve B bloktan oluşacak 20 daireli...Sitesi inşaatının A bloğunda bulunan 1 ve 4 no'lu daireleri inşaatın sıva montalama, alçı ve boya işlerini yapması karşılığında aralarında yaptıkları iş sözleşmesi ile diğer sanıklar ... ve ...'in yetkilisi oldukları ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. şirketine haricen verdikleri, sonrasında sanıklar.....ve ...'ın bu iki daireyi katılanlara satmayı vaad ettikleri, aralarında inşaatı yapanlar kısmında sanıklardan..... ve ...nin, daireyi satan kısmında ise diğer sanıklar.....ve ...'ın yetkilisi olduğu ... şirketinin isminin yazılı olduğu ve sanıkların imzalarının bulunduğu 04/11/2009 tarihli Daire Satış Sözleşmesi ile katılanlardan ...'a haricen satışını yaptıkları, katılanların da bu iki dairenin satış parası olarak 240.000,00 TL parayı yapılan satış sözleşmesine duyulan güven ile sanıklara elden ödedikleri, buna karşın sanıkların bu iki dairenin tapusunu katılanlara vermedikleri, tapunun verilmesi için katılanlardan tekrar 100.000,00 TL para talep etmek suretiyle sanıkların katılanları dolandırdığı iddia olunan somut olayda; sanıklar ..., ... ve ... Gürsoy'un sahip oldukları arsa üzerinde yapılacak olan inşaatta, inşaat işlerine karşılık sanıklar ... ve ...'e iki daire vermeyi taahhüt ettikleri, sanıklar.....ve ...'ın yapım aşamasında bu daireleri katılan ...'a sattıkları ancak parasını peşin almalarına karşın dairelerin devrini gerçekleştirmedikleri iddiası ile dava açılmıştır.

2. Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.

3. Mahkeme eylemin hukuki ihtilaf konusu oluşturduğu kabulü ile ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir.

A. Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
Sanıklar hakkında Isparta 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.03.2011 tarihli kararıyla eylemin 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesinin (h) bendi kapsamında kalma ihtimali yönünden iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile dosyanın Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiş olduğu anlaşılmakla,
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden:

1. Sanıklara 26.04.2010 tarihli iddianame ile isnat edilen eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.04.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

A. Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli 2015/20 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden:

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli 2015/20 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.