SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2019/667 Esas, 2020/417 Karar sayılı kararı ile;

1. Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle; 81/1, 35/2,31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

2. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle; 81/1, 35/2,62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,

Karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/169 Esas, 2021/1899 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak;

1. Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle; 81/1, 35/2,29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle; 81/1, 35/2,29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar ve suça sürüklenen çocuklara üst hadden ceza verilmesi ve haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesine, kabule göre de tüm sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesinin uygulanmasında dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulmasına ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe olan yasal hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, suçun niteliğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

5. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

6. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, suçun niteliğine, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

7. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe olan yasal hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

8. Suça sürüklenen çocuk ...'in müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sübuta, suçun niteliğine, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tarihindeki düğün merasimi sırasında düğün için masa ve sandalye kiralayan katılan ...'nun arkadaşlarıyla birlikte düğün merasimine yakın bir yerde alkol alarak düğünün bitmesini bekledikleri, sanık ...'in, sanık ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'i bu katılan ve arkadaşlarının yanlarına göndererek alkol almamaları konusunda uyarmak istediği, katılan ve arkadaşlarının ise kendilerini uyaranlara düğün sahibinin kendilerinin burada bekleyip alkol almalarına izin verdiğini söyledikleri, bu sırada suça sürüklenen çocuk ...'in katılana yönelik küfür ettiği daha sonra bu şahısların sanık ...'e giderek katılan ve arkadaşlarının kendilerine küfrettikleri şeklinde söylemde bulunmaları üzerine sanık ...'in ve 15-20 kişilik grubun katılan ve arkadaşlarının yanlarına gittikleri, katılan ve arkadaşlarının küfretmediklerini sanık ...'e ve oradaki şahıslara söyledikleri, katılan ve arkadaşları olan tanıklar ile sanıklar ... ve suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... arasında içki içme ve küfür etme meselesinden kavga çıktığı, hatta suça sürüklenen çocuk ... ile yüzleştikleri ve tartışma yatışmakta iken kalabalıktan birisinin katılanın arkadaşına müdahalesi ve kendisinin de bu şahsa müdahalesi sonrası sanık ...'in; "Vurun öldürün!" diyerek elindeki bira şişesini katılanın kafasına vurarak kırdığı ve sonra yumrukla vurduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın da elinde bira şişesiyle gelerek katılana vurduğu, suça sürüklenen çocuk ...'in yanında bulunan bıçak ile katılana saplamak suretiyle yaraladığı, akabinde sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ...'nun katılana hep birlikte tekme atmak suretiyle yerde darp ettikleri, sanık ...'in elindeki bıçakla katılana saplamak suretiyle vurduğu, kavga sonucunda katılanın tekme, yumruk atılması, bira şişesiyle vurulması ve çoklu kesici alet darbeleriyle hayatî tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tarafından iştirak iradesi ile

gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ve yaptırımların isabetli şekilde belirlendiği, eksik incelemenin bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılandan kaynaklanan haksız eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/169 Esas, 2021/1899 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2024 tarihinde karar verildi.