İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2,53 ve 58. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca sanığın
kazanılmış hakkı gözetilerek 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/1541 Esas, 2021/1533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğini gösteren her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine, eksik incelemeye, aksi kanaat halinde suç vasfının kasten yaralama olarak kabul edilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

Olay günü akşam saatlerinde mağdurun karşısına çıkan sanığın 'sen bela mı arıyorsun' demesi üzerine mağdurun ...'nın kahvesine gidip oturduğu, arkasından ise sanığın kahveye doğru yanına geldiği ve mağdura arkasından yaklaşarak bir anda elinde bulunan cisimle (parke taşı) kafasına vurması üzerine mağdurun yere düştüğü, sanığın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı olayda, mağdurun mevcut yaralanma nedeniyle Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.02.2018 tarihli ve 2018/236 sayılı raporuna göre, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşımını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak ve kişinin hayat fonksiyonları üzerine etkisi ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığı, Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14.06.2019 tarih ve 2019/1309 sayılı raporunda ise; maruz kaldığı künt travma sonucu, kafada parietal bölge solunda çökme kırığı ile beyinde kontüzyon meydana geldiği, 36,7 cm² kraniektomi defekti bulunduğu anlaşılan yaralanmanın kişinin duyularından veya organlarından birinin yitirilmesine sebep olacak nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılan olayda;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürmeye elverişli parke taşı ile eylemini gerçekleştirmesi, mağdurda meydana gelen zararın ağırlığı, darbe sayısı tek ise de sanığın hayati bölge olan baş bölgesini hedef alması, mağdura gizlice arkasından yaklaşması ve eylemini gerçekleştirdikten sonra kaçarak uzaklaşması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla suç vasfının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/1541 Esas, 2021/1533 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2024 tarihinde karar verildi.