Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2021/3546 Esas, 2021/4531 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma ilamı üzerine Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK'nın 81,35,29,62,53. Ve CMUK 326/son maddelerine göre 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Katılan vekilinin temyiz sebebi vekalet ücreti takdir edilmediğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebebi bir nedene dayanmamaktadır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Olay tarihinde katılanın yolda yürüdüğü sırada üç şahıs ile karşılaştığı ve aralarında bilinmeyen bir nedenle tartışma yaşandığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık ...'ın üzerinde bulundurduğu bıçakla katılana saldırıp yaraladığı, katılanın aldığı 5 bıçak darbesi ile doktor raporunda belirtildiği üzere hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Gerekçenin (2) bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri kısmen yerinde görüldüğünden; Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/146 Esas, 2021/479 Karar sayılı kararında katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının mahsus bölümüne "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2021 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
hükümlerine göre 10.250,00 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.