Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı kadın tarafından boşanma davasından sonra davalı aleyhine açılan çeyiz eşyalarının mümkün ise aynen; değil ise bedeli olan 3000 TL'nın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi’nde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekir. (HGK’nun 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklamalar karşısında Sulh Hukuk Mahkemesinin davada görevli olmadığı,davaya bakamayacağı gözetilmeden yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.