İstinaf isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstinaf bozması sonrası, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/25 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararı ile,

a. Sanığın katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak ilk hüküm yalnızca sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiğinden verilecek ceza 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca önceki hükümden daha ağır olamayacağından, sanığın sonuç olarak 6 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

b. Sanığın katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak ilk hüküm yalnızca sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiğinden verilecek ceza 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca önceki hükümden daha ağır olamayacağından, sanığın sonuç olarak 6 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi ile çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/2475 Esas, 2021/2307 Karar sayılı kararı ile, sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, fazla ceza tayinine, eksik araştırma yapıldığına, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile katılanlar arasında önceye dayalı bir husumet bulunmadığı, tanık ..., katılan ...'un eşi olduğu, iş yerlerinin yakın olması sebebiyle sanıkla önceden tanışıklıklarının bulunduğu, olay günü tanık ...'ün, sanığı evine davet ettiği, bu vesileyle sanığın katılan ...'la da tanıştığı, tarafların hep birlikte alkol alıp sohbet ettikleri, bir süre sonra tarafların hep birlikte bir üst katta oturan katılan ...'in evine gittikleri, burada alkol alıp sohbet etmeye devam ettikleri, bu sırada televizyon izleyen katılan ...'in, televizyondaki bir kişiyle ilgili olarak piç şeklinde sözler söylediği, bunu duyan sanığın evde bir bayanın olduğunu söyleyerek Veysel'i uyardığı, Veysel'in de sanığa hitaben ''abi sorun yok onlar benim kardeşim'' şeklinde cevap verdiği, buna sinirlenen sanığın katılan ...'e yumruk atmaya başladığı ve akabinde çıkan arbede neticesinde birlikte yere düştükleri, bu sırada sanığın eline geçirdiği bıçak ile katılan ...'in yüzünün sağ tarafını kestiği, daha sonra ise bıçağı katılan ...'in göğüs bölgesine sapladığı, bu esnada katılan ...'un sanığa müdahale ederek Veysel'i kurtarmaya çalıştığı, bu amaçla sanığın arkasından tuttuğu, sanığın katılan ...'a beni bırak diye seslendiği, katılan ...'un bırakmaması üzerine bu kere elindeki bıçağı katılan ...'un göğüs bölgesine sapladığı, katılan ...'un aldığı darbenin etkisiyle yere düştüğü, bunun üzerine sanığın evden çıkmak için kapıya yöneldiği, ardından geri dönerek elindeki bıçak ile katılan ...'un yüzünü kestiği, ardından olay yerinden uzaklaştığı, sanığın bıçak ile her iki katılanı hayati önem taşıyan göğüs bölgesinden, yüz kısmından birden fazla kez bıçaklaması, katılanların aldığı darbeler neticesinde hayati tehlike geçirecek, vücutta kemik kırığı oluşturacak ve yüzde sabit iz bırakacak şekilde yaralandıkları, dolayısıyla sanığın kullandığı bıçağın elverişliliği, yaralanmaların niteliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbelerin sayısı, kendisine engel olmaya çalışılmasına rağmen ısrarla eylemini devam ettirmesi, öldürmeye niyetini ortaya koyan sözler sarf etmesi karşısında, sanığın olay öncesi, olay esnası ve sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın katılanlara yönelik eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, eleştiri nedeni dışında verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılanlardaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemleri ile orantılı şekilde cezaların tayin edildiği, katılanlardan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı ve eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/2475 Esas, 2021/2307 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2024 tarihinde karar verildi.