Temyiz dilekçesinin içeriğine göre ikrarından döndüğü anlaşılan sanığın etkin pişmanlıktan yararlanamayacağı tespit olunarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- İftira suçunu fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak işlemediği anlaşılan sanık hakkında, TCK.nın 267/2. maddesinin takbik edilmek suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

2- Sanık hakkında uygulanan TCK.nın 267/7. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 17.11.2011 tarih ve 2010/115 esas, 2011/154 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 17.03.2012 tarih ve 28236 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 17.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihe kadar yeni bir yasal düzenlemenin yapılmadığı dikkate alındığında, TCK.nın 267/7. maddesinin uygulama kabiliyetinin kalmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.