İNCELEME KONUSU

Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 ünü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18 gün hapis ve 75,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin hükmün itiraz edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.05.2022 tarihli ve 2022/932 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/72311 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/72311 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- Sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca ön ödemeye tabi olduğu, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca ön ödeme teklif ve ihtarının yapıldığı, bunlara ilişkin teklif formlarının dosya arasında bulunduğu ve sanığa tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; karar tarihinden önce 23/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin birinci fıkra birinci cümlesine "Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir" şeklinde eklenen düzenlemenin sanık lehine bulunduğu, nitekim söz konusu düzenleme ile kendisine usulüne uygun olarak ön ödeme teklifinde bulunulan sanığa, süresi içerisinde başvurması kaydı ile kendisine bildirilen ön ödeme tutarını üç taksit halinde ödeme imkanı getirildiği, yapılan bu değişikliğin 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince sanık hakkında da uygulanmasının zorunlu olması karşısında, sanığa yeniden 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca miktarın birer ay ara ile üç eşit taksitte de ödenebileceğini içerir ön ödeme teklifinde bulunularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. a) Hükümlünün üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinde yer alan düzenleme uyarınca önödemeye tabi olduğu, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca önödeme teklif ve ihtarının yapıldığı ve hükümlüye 08.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, hükümlünün yasal süresi içerisinde önödeme ihtarına uymadığı gerekçesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2021 tarihli iddianame tanzim edilmesini müteakip, İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli kararı ile atılı suçtan cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
b) İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin karar tarihinden önce 23.10.2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine "Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir" şeklinde eklenen düzenlemenin hükümlü lehine bulunduğu, nitekim söz konusu düzenleme ile kendisine usulüne uygun olarak önödeme teklifinde bulunulan hükümlüye, süresi içerisinde başvurması kaydı ile kendisine bildirilen önödeme tutarını üç taksit halinde ödeme imkanı getirildiği, yapılan bu değişikliğin 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince hükümlü hakkında da uygulanmasının zorunlu olduğu anlaşılmıştır.
c) Yukarıda açıklanan nedenle, hükümlüye yeniden 7188 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca miktarın birer ay ara ile üç eşit taksitte de ödenebileceğini içerir önödeme teklifinde bulunularak, sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

2. Hükümlünün önödemeyi yerine getirmemesi halinde ise;
a) 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
"...
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
..."
Şeklindeki düzenleme dikkate alındığında:
İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18 gün hapis cezası verilmiştir. Adli sicil kaydına göre sanığın suç tarihinden önce hapis cezası ile mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında hükmolunan 18 günlük hapis cezasının süresi ve adli sicil kaydı dikkate alınarak, adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/214 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.